HALLSTATT’TA GEZİLECEK YERLER, AVUSTURYA

Tuesday September 24th, 2019
Blog

Avusturya’da Viyana’nın popülerliğini devralan, insanı bir masalın tam da ortasında hissettiren Hallstatt, son dönemlerde bir çok gezginin ve fotoğraf meraklıların en uğrak yeri oldu. Hatta Nat Geo’nun bir araştırmasına göre dünyada en çok fotoğrafı çekilen 5 yerden biriymiş! Daha da enteresanı, buranın turizm patlamasına “görüyorum ve arttırıyorum” diyen Çin, kasabanın bir replikasını kendi topraklarına yaptırmış!

Hallstätter Gölü’nün güney batısında, Salzburg ve Graz şehirlerinin arasında bulunan Hallstatt 7000 senelik zengin bir geçmişe sahip. Manzarasının verdiği büyülü hissin yanı sıra bir diğer dikkat çekici yönü de Dünya’nın ilk tuz madenine ev sahipliği yapıyor olması. Yaklaşık 1000 kişilik bir nüfusa sahip olan ve Avusturya’nın en eski köyü olan Hallstatt, uzun zamandır keşfedilmeyi bekleyen ve özellikle son yıllarda değeri bilinen bir miras.

Siz de özellikle şehir hayatının monotonluğundan bıkanlardansanız burası tam da ihtiyacınız olan yer. Çünkü buranın mottosu; zaman yavaş aksın ve biz ‘an’ı dolu dolu yaşayalım!

HALLSTATT’TA GEZİLECEK YERLER

Hallstatt’a yapılacak en iyi 9 şey:

1. Tuz Madenlerini Gezmek

hallstatt-ulasim Fotoğraf Kaynak: Reisender1701 / Flickr

Hallstatt’ın gezilecek en turistik yeri Tuz Madenleri. Dünya’nın en eski Tuz Madenlerinin burada bulunuyor olması zaten bu turistik yeri oldukça çekici kılıyor. Tuz Madenleri’ne çıkmak için iki seçeneğiniz var; 1 saatlik bir yürüyüş parkuru veya 3 dakikalık bir füniküler macerası. Özellikle soğuk ve yağışlı havalarda füniküler en çok tercih edilen seçenek. Toplamda 30 euro vererek finikülerle gidip dönüyorsunuz ve Tuz madenlerini bir rehber eşliğinde geziyorsunuz. Eğer vaktiniz bolsa, trekking tutkunuysanız ve hava da güzelse o zaman siz yürüyüş parkuru tarafından bekleniyorsunuz demektir. Yürümeyi seçiyorsanız toplamda 26 euro veriyorsunuz ve 4 euro cebinizde kalıyor.

Peki tuz madenlerini gezmenin son derece eğlenceli olduğunu söylesem bana inanır mısınız? Evet ilk etapta ben de belki inanmazdım, fakat madenlerin tarihçesini anlatmak için hazırladıkları videolarla, rehberlerinin neşesiyle ve ilgisiyle, tuz üzerimize yapışmasın diye giydirdikleri kıyafetlerle ve en çok da bir sonraki madene geçmek için kullandığımız kaydıraklarla son derece eğlenceli ve unutulmaz birkaç saat geçirdim. Her ne kadar buranın tarihiyle ilgili bilgiler net olarak aklımda kalmayacak olsa da, aldığım keyif hep aklımda yer edecek. Konum için tıklayın.

Önemli bir not; Tuz Madenleri ve yukarı çıkan füniküler Aralık’tan Nisan’a kadar kapalı. 4 Mart’tan itibaren füniküler kullanabilirsiniz. 1 Nisan’dan itibaren ise Tuz Madenleri’ni ve Skywalk’u (Gözlem Noktası) gezebilirsiniz.

2. Skywalk’a (Gözlem Noktası) Çıkmak

Füniküler ile yukarı çıktığınızda ilk nereye gideceğinizi şaşıracaksınız. Ama nereye gideceğinize karar vermenize gerek kalmadan ayaklarınız sizi kendiliğinden Gözlem Noktası’na götürecek. O meşhur üçgen panoramik görüşün olduğu yere ilerlerken buranın World Heritage View (Dünya Miras Görüşü) olduğunu görmek beklentinizi biraz daha arttıracak. Veee sonunda karşınızda sessizliğin, huzurun ve sadeliğin tablosu… Buradan bir süre ayrılmanız kolay olmayacak. Konum için tıklayın.

3. Sokakları Keşfetmek

Akşam saat 6 ve 7’den sonra çoğu dükkan ve yemek yerleri kapalı oluyormuş. Hatta bu saatlerden sonra şehrin öldüğünü söylesem çok da abartmış olmam. Hem bu yüzden hem de gün ışığında manzarayı daha güzel görebilmek için öğlen saatlerinde sokakları dilediğimce gezdim. Her bir sokağın ayrı bir havası var. Siz de aklınıza estiği gibi sokaklara girip çıkın, banklarda oturun, bol bol fotoğraf çekin ve doğayla bütünleşin.

4. Hallstatt Market Bölgesi’ni (Ana Meydanı) Gezmek


Avrupa’nın klasik meydanlarına alışmış olsak da burası kaybolmanın nerdeyse imkansız olduğu küçük bir meydana sahip. Meydanın ortasında bulunan Holy Trinity (Baba, Oğul, Kutsal Ruh) sütununun önünde, yüzünüz göle doğru dönük şekilde durursanız sütunun sol çaprazında Evangelist Klisesi’ni görebilir, sağ tarafında minik kafelere ve dükkanlara rastlayabilir, sağdaki dar sokaktan biraz daha ilerleyince Hallstatt Kültür Miras Müzesi’ni görebilir ve oradan da dümdüz yürüdükten sonra otobüslerin ve arabaların park ettiği alana ulaşabilirsiniz. Bu sütunun sol tarafına doğru giderseniz ise köyün diğer ucu, yürüyüş rotaları sizi bekliyor olacak. Konum için tıklayın.

5. Gölün Tadını Çıkarmak

hallstatt-kugu

Fotoğraf Kaynak: Sergii / Flickr 

Gölün sakinliği daha trenden inip tekneye bindiğim andan itibaren beni büyülemişti. Burayı unutulmaz kılmak için en güzel yollardan biri kuşkusuz gün içinde bot veya tekne kiralayıp köyün çevresini gezinmek. 2 kişilik bir botu 1 saat için yaklaşık 13 euroya kiralarken 3 kişilik bir botu 18 euroya kiralayabilirsiniz. Daha büyük gruplar içinse Mayıs -Ekim arasında günlük tekne turları var. Tur yaklaşık 1 saat kadar sürüyor ve Hallstatt-Obertraun arası gidip geliyor. Tek yön kişi başı 8,50 Euro. Hallstatt market alanından 11.00 / 13.00 / 14.00 / 15.00 saatlerinde kalkıyor. Bir diğer güzel yol ise otel odasının terasından gün doğumunu / gün batımını izlemek. Bu köyde günün erken başlamasının ve erken bitmesinin en güzel yanı da gün doğumuna yakın bir zamanda alarm çalmadan, kendiliğimden uykumu alarak büyülü bir manzaranın eşliğinde güne başlamış olmamdı.

6. Beinhaus’u (Kemik Evi) Görmek

hallstatt_-_beinhaus

Fotoğraf  Kaynak: wikimedia.org

Ölülerin konulduğu evler eskiden Alpler’in doğusunda çok yaygın iken evlerin çoğu zamanla yok olmuş. Hallstatt’daki kemik ev ise en sonunculardan biri ve içinde 1200’e yakın kafatası bulunuyor. Bu kemik ev köyün tepesinde görülen St Michael Kilisesi’nin girişinde bulunuyor. 1700’lü yıllarda zamanla mezarlıklar dolduğu için ölülerin kafataslarını ve kemiklerini çıkarıp kurutmuşlar, temizlemişler ve kafataslarını motiflerle boyamışlar. Bu kafataslarının çoğu 18nci yüzyılın sonlarına doğru boyanmış, bazısı ise 20’nci yüzyılda hala boyanmaya devam edip sergilenmiş. Buradaki en son konulan kafatası ise 1983 yılında ölen bir kadına ait. Kendisi ölmeden önce kemiklerinin ve kafatasının oraya konulmasını istemiş. Kafataslarını ve kemikleri görmek istiyorsanız buraya giriş ücreti yalnızca 1.5 euro. Konum için tıklayın.

7. Schnaps İçin


Bir çeşit meyve ve bitki likörü olan Schnapps, aslen Almanların yaptığı ama çevre Avrupa ülkelerinde de ünlü, kışın kar altında ısınmak için içilecek en güzel distile dijestiflerden. Birçok meyvenin ve bitkinin özü aromalı versiyonları var.

8. Akşam Bräugasthof’ta Ördek Ya Da Şnitzel Yiyin


Kesinlikle bir akşam yemeğini Bräugasthof Konuk Evi’nin restoranına ayırın. portakal soslu ördek kesinlikle muhteşem.
Adres: Seestraße 120, 4830 Hallstatt Konum için tıklayın.

9. Yazın Hallstatt’daysanız Kano, Kayaking, Rafting veya Trekking Yapın

Fotoğraf Kaynak: pixabay.com/

Yazın Hallstatt’daysanız, o zaman Salzkammergut Gölü’nde kano veya kayaking keyfi kaçmaz. Ne yazık ki fiyatlar oldukça yüksek.Outdoor Leadership‘in yarım ve tüm günlük kano turları var. Tüm günlük tur 310, yarım günlük tur 210 Euro. Aynı organizasyonun kanyon turları da var. Traun Nehri’nde de rafting yapılıyor. Nehir kıyısı trekkingi, nehir dalışı, tırmanış, hiking gibi seçenekler de var.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *